26 Temmuz 2013 Cuma

kalitesiz birkaç söz

Merhaba babalar dostlar canlar gençler ve daima genç kalanlar) üniversiteyi kazanıp facede durum guncelleyenler kazanamayıp seneye bana rakip olanlar. Hepinize kalbimin derinliklerinden sevgi pıtırcıkları gönderiyorum. Bu iyiligimi unutmayın hee. :D Son yazılan postlarımda hep inteneye giremedigimden yakınıp blogumla ilgilenememden dolayı üzüntülerimi saymışım. Sonra '' bundan sonra ilgilenicem burayla valla bak'' gibi beylik laflar etmisim. Ama sonuç aylardır yokum yine piyasada ne pislik bir insanmışım la ben tiksindim kendimden. Bu sefer öyle beylik laflar etmiycem şimdi yazarım bir kaç post kaybolurum sonra belli olmaz bana. Şu önümüzdeki sınav belaını atlatana kadar bana teknoloji yüzü yok gibi görünüyor. Her şeye ragmen bloga girdigimde beni  hala takip ediyor oldugunuzu görmek nasıl güzel anlatamam. iyi ki varsınız hee <3


Buraların yokluğunda ben;

3 yıl yatarak gecirdiğim lise hayatımı yaz tatilinide degerlendirerek bir yılda toparlamaya çalışıyorum.

2 yıl önce merak saldığım fotoğrafcılığa devam edvzhziyorum. Ve artık yalnız değilim yoldaşım 'Aziz' en büyük yardımcım ilierde tanışacaksınız merak etmeyin.

Okuyorum eskisi kadar sık olmasada.

Yazıyorum eskisinden daha çok buranın eksiğini günlüğümle dolduruyorum.

Büyüyünce ne olucam onu düşünüyorum. Buna karar vermek çocuklugumdaki gibi kolay olmuyor bu sefer.

Düşünüyorum her zaman ki gibi hayalleredalıyorum. 

Aşıkmışım gibi hissettiren şarkıları dinliyorum sonra hayallere dalıyorum. bazen ćok seviyorum o hayali bağlanıyorum gerçek olmadını düşününce üzülüyorum kırılıyorum ağlıyorum bazen de. Sonra gülüyorum acizliğime. Vurup kafayı yatıyorum. Normelde top atsanız uyanmam derdim ama uykum hassasmış iftar topuyla uyanıyorum.

21 Nisan 2013 Pazar

babbarabarababbara



Selam olsun, oralarda hala beni okuyan birileri varsa eğer.

Aradan geçen 3 ayın sonunda buraya bir şeyler yazmanın hem çok güzel, hemde biraz mahcup bir durum olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Suçluyum buraları böyle ipsiz sapsız bıraktığım için. Ama bilgisayarımda beni bir başıma bırakıp gittiği için suçlu, yani tüm suç onun! :D
 Şimdi geçen ayların özetini yapmaya kalkarsak.
Immm.

Ah evet en güzel haberi vermeliyim şu bahsettiğim yarışma vardı ya. 
1. olduk. Türkiye finallerine gideceğiz Mayıs'ta!
Sonraa.
Of anlatacak bir şey gelmiyor aklıma. Oysa neler neler oldu. Sayfalarca yazdım  günlüğüme. Ama şimdiden bakınca geriye. Sadece büyük mutluluklar kalmış. Hüzünler silinmiş gitmiş işte.



Yani *kıssadan hisse* ufak şeyleri dert etme, bir kaç güne unutacaksın nasılsa.

31 Ocak 2013 Perşembe

17





Ah 17!
Ne güzel geldin sen bana. Ne iyi geldin.
Bana dostluğun, ailenin değerini gösterdin.
Sen böyle devam et. Hiç bitme, hiç gitme istiyorum.
Eğer evrenin yasalarına karşı gelemeyip bir gün bırakırsan beni, tembih et yerini bırakacağın yaşlara. 
Hepsi senin kadar iyi karşılasınlar beni ve hepsi senin gibi inandırsınlar beni dostluğa, sevgiye, mutluluğa...

6 Ocak 2013 Pazar

ce-ee



Şimdi ben kapınıza gelsem bloğumla ilgilenmediğim günler için özür dileyip , bir kaç laf etsem beni affeder miydiniz? bilmem ama.
.
.
Benim yazasım geldi be arkadaş!
Blogları didik didik etmeyi, sizlere içimi dökmeyi, ne bileyim özledim işte herbişeyi..
Ee sizlerde bu kızı kıçına bir kaç tokat vurduktan sonra, kıyamaz bağrınıza basarsınız dimi hihihih^^

Benim yazasım geldi gelmesine de sizlerin bilmediği bir dizi teknik aksaklık var başımda. Ne internetim var artık ne de bilgisayarım. Yani ara ara kütüphanelerden, internet kafe köşelerinden bağlantıya geçicem burayla. Ama olsun azda olsa hasretimi dindirmeye yeter bence.

Sevgiler <3

3 Kasım 2012 Cumartesi

uzun hikaye be arkadaş.

Bugüne delice ağrıyan başımın verdiği rahatsızlıkla uyandım. İki ağrı kesici atıp tekrar uyamak istedim. Ama nasıl bir ağrıysa ilaca tepkisiz kalıp, artarak devam etti. Daha fazla dayanamayacağımı anlayınca kalktım. Dershane için hazırlandım, bir dersi kaçırmıştım bari diğerlerine yetişeyim diye düşündüm. Ders kimyaydı. Ki benim ağrı kesiciler etkisini dersin tam can alıcı noktasında gösterdi sağolsun. Bir an sanki beynim durdu. Bir anlığına beynim yıllardır eksiksiz yerine getirdiği görevi yapmaktan vazgeçmiş gibiydi. :D Baya ilginç bir histi doğrusu. Sonra başımın ağrısı 'pıt' diye kesildi eheh. En çok buna sevindim. 'Uzun Hikaye'yi izlemek istediğimden bahsetmiştim size. Bir arkadaşım bugün 'hadi sinemaya gidelim' deyince direk atladım 'gidelim gidelim' diye. Ders çıkışı sinemanın yolunu tuttuk böylece. Baktık ki en yakın seansa daha iki saat var. Pazarı gezdik bir güzel. Heheyt çok zevkliydi. Ordan kendime polar sıcacık bir pijama kaptım. Kısa günün karı!


Sonra tabi ki film. Ah ne şahaneydi! İşte kitap uyarlaması yapılacaksa böyle yapılmalı arkadaş.O güzel tren manzaraları, mızıka sesleri, yollarda olmanın verdiği haz. Tam benlikti. Kitabını okuduktan sonra yaşadığım o şapşallaşma olayını tekrar yaşattı bana. Eve kadar kafamda sahneler, replikler döndü durdu. Eve gelince ilk işim kitabını karıştırmak oldu, biraz farklılıklar var gibi gelmişti emin olamadım kitaba bakmadın. Evet bir kaç farklılık varmış ama hiç yadırgamadım onlarıda, filmin sonunun bir tık değişik olması da hoştu bence.
Ağrılarla başlayan kötü bir gün güzel bitiyor sanki. Hem gökyüzünde pasparlak bir 'ay' da var. Daha ne isterim.