Bugün fizik ödevleriyle uğraşırken bir ara odamı aydınlatan dolunay'ı fark ettim. Zaten dersi bırakmak için bahene arıyorken karşıma o güzelliğin çıkıvermesi, ne güzel oldu. Fizik ödevleri her zaman vardır, yapılmazsa da telafi edilebilir. Ama dolunay öylemi bir kaçtı mı, bir ay yüzünü göremezsin. Ben tercihimi ondan yana kullandım. Ve en çok hoşlandığım durumlardan birisine girdim, sevdiğim şarkılar eşliğinde ay'ı izledim. Onun lekelerini inceledim. Bugün net bir surat ifadesi gördüm onda, kahkaha atan bir surattı. Neşeli görünüyordu aydede bende onu yalnız bırakmadım, keyifli şarkılar dinledim, güzel hayallere kapıldım. Manzarayı bozan beton yığınlarını tek tek yıkıp, denizi yerleştirdim oraya. Issız bir deniz ve dolunay vardı gözümde. Bir de yakamoz. Ne araba gürültülerine kulak verdim, ne insan seslerine. O kadar huzurluydu ki. Zaman ilerledikçe aydede tepelere doğru yükseldi gitti. Bana uyu artık mı demek istedi, yoksa ödevlerinin başına dön mü dedi anlamadım. Ben sıcacık bir duş almayı tercih ettim. Dalinle yıkadım saçlarımı. Sonra anneme koklattım, bunu yapmayı çok seviyorum. Kışlık pijamalarımıda giydim. İçimden birilerine anlatmak geldi hissettiklerimi, ben de yazdım. ''Ödevleri yapmadım ben yea, dolunay vardı. Onu izledim'' dediğimde bana deliymişim gibi bakacak insanlara anlatamazdım ya.
