Dönüşte bir iyi bir de kötü şeyle karşılaştım.
İyi olan şuydu. Rüzgara Doğru'nun kitaplaşma etkinliğinde Karin'le eşleşmiştik. İlk mesajlaşmalarımızdan beri içim ısınmıştı, onunla eşleştiğim için çok mutlu olmuştum.Eve döndüğümde odamda bir paket karşıladı beni. O kadar mutlu oldum ki yol yorgunluğunu falan unuttum gitti. Benim için hazırladığı paketi, içindeki güzel kitapları ve sıcacık notunu görünce de çok şanslı olduğumu hissettim, iyi ki tanımışım onu.^^
İşte kitaplarım. İkisi de okumak için can attığım, nefis kitaplar. Karin'cim gerçekten mükemmel tercihler yapmışsın , çok teşekkür ediyorum sana.^^
Hediyelerin fotoğraflarını koymak yerine böyle internetten kopyalayıp koyduğum fotoğrafların nedenine gelince, işte o da kötü haber.
Giderken internet bağlantısında ufak tefek sorunlarla bıraktığım bilgisayarımı eve döndüğümde çoktan hakkın rahmetine kavuşmuş buldum. Oysaki ben kaç gündür başında sabahlayacağım günlerin hayalini kuruyordum. hem şurada okulun açılmasına bir ay gibi bir zaman kalmışken...
Olacak iş miydi bu şimdi. :/
Şimdi bu satırları bizim sokağın terli, nefes kokan, çocuk çocuğun deli gibi oyun oynadığı, kendi gürültüsü yetmezmiş gibi her daim yüksek sesle Ankara havalarının çalınan internet kafesinden yazıyorum.
Daha fazla devam edemeyeceğim :(
Acınası bir haldeyim.
Ağlayacağım.
Böhhü.
:'








