15 Ağustos 2012 Çarşamba

Jostein Gaarder/Sofi'nin DÜNYASI




Herşey Sofi’nin okuldan evine gelince posta kutusunda adına postalanmış üstünde adres olmayan bir mektup bulmasıyla başlar.
Mektubun üstünde tek bir soru vardır:
Kimsin?


Kimsin?
Kulağa çok basit gelen bir soru değil mi. 
Ama cevaplamaya kalktığında kimsenin net bir şey söyleyemediği bir soru.
İşte kitap geçmişten günümüze bu sorunun cevabını arayan filozofların hikayesini anlatıyor.




Felsefeye bu kitapla başlamamı önermişti herkes. Haklılarmış da. Sofi'nin 15. doğum gününe kadar yaşadıklarını anlatacak gibi duran bir kitap birden felsefe tarihine dalıveriyor.Ve her sayfada yeni bir şey öğreniyorsunuz. Önemli gördüğüm yerlerin altını çizer notlar alırım  hep. Başlarda bu kitap içinde uyguluyordum bunu ama baktım ki neredeyse tüm sayfaları çizmişim. O an bıraktım kağıdı kalemi ve sadece okudum. Göz kapaklarım ağırlaşana kadar okudum, sonra düşündüm, daha sonra düşünmekten yoruldum ve yatıp uyudum. Bir sayfada bir filozofa çok bağlanıyordum ''Aa evet bak doğru işte, aklım yattı'' diyordum, ötekisine geçtiğimde '' Ee bu da doğru söylemiş''. Hangisine inanacağıma şaşıyordum, sonra sıkılıp yatıyordum. Okudukça anladım felsefenin aslında bir düşünceye kapılmak olmadığını, felsefe sadece düşünmekmiş. Doğru ya da yanlış. ''Düşünüyorum, öyleyse varım.''

Çoğu zaman sıkıldığımı, yorulduğumu hissettim. Çünkü hayatı bu denli sorgulamamıştım hiç bir zaman.Şimdi de bazen diyorum 'Bu kadar sorgulamaya da gerek yok ki.' bazen de Goethe'nin sözüne geliyorum '300 yıllık geçmişin tarihini yapmayan insan günübirlik yaşayan insandır.'

Bilemiyorum, felsefeye aniden dalış yapmak beni biraz sarstı sanırım.


2 yorum:

  1. yıllar önce okumuştum ama hazır değildim yarım bıraktım bu kitabı şimdilerde tekrar okumak istiyorum. felsefeye artık ihtiyacım var sanırım:)
    tşkler yorum için

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de ilerde tekrar okumuk istediğim bir kitap. :)

      Sil

''Susmak gerçeği anlatmanın en iyi yoludur''
Ama siz yine de bir şeyler söyleyin. :)