5 Ağustos 2012 Pazar

illa yazacaksak hani



Kulağıma kulaklıklarımı takıp, uzun yürüyüşlere çıkıyorum şu aralar.
O kadar iyi geliyor ki.
Yürüyüş sonunda parklardaki su fıskiyelerinden birine içine atıyorum kendimi. :D
Oh buz gibi, sırılsıklam dönüyorum eve. :D

Şu aralar bir de pasta- börek durumlarına takmış durumdayım. Her gün birini deniyorum. Gelen yorumlar çok mutlu ediyor beni. Mesela geçenlerde kahveli-zencefilli- kek yaptım ev halkı öldü bitti. :D Elimin lezzeti varmış öğrenmiş oldum. Gerçi bugün yaptığım muffinler kalıplardan tepsiye doldu taştı ama ilk seferde olur böyle şeyler dimi ama. :P

İki parça halinde verdiğimiz iftar yemeklerini de şükür atlattık. O kadar yorucuydu ki. Hiçbir şey anlamadım valla. Kalabalık misafir ağırlamak zor iş. Hele evde tek kızsan.

Kursa gelip gidiyorum ama evde kitabın yüzünü açmadım.
Çalışmam gerektiğini biliyorum, fikir olarak kafamda hep var ama pratiğe geçemedim daha.
İlham perimin ( ya da hangi yardımcı periyse artık) bir an önce gelmesini bekliyorum.
En azında iki sene içerisinde bir ara uğrarsa çok iyi olur, ayrı geçirdiğimiz önceki iki senenin özlemini gidermemiz gerekiyor zira.

Kullanıp atılan Tuvalet Kağıdı'ndan sevgiler efenim^^



1 yorum:

  1. tek kız olmanın acısını bende iyi bilirim..
    ah o misafirlerrr
    hep mutlaka bi kızları olsun yanında die dua ederdim serviste bana yardımcı olucakya :)
    bekarlık günlerimi anımsadım bian :)

    YanıtlaSil

''Susmak gerçeği anlatmanın en iyi yoludur''
Ama siz yine de bir şeyler söyleyin. :)