2 Temmuz 2012 Pazartesi

anlatma sırası bende!


Benim için affı olmayan tek şey YALAN şu dünyada. Yok gerçekten yapamıyorum. Ne kadar sevsem de acı çeksem de, güven silindi mi bir kez, Geri dönemiyorum o ilişkiye. Kincisin , demişlerdi. Bak ne kadar üzgün inat etme. Hem sen de seviyorsun hala. Acı çekiyorsun. Evet öyleydi! Çok acı çektim, çok sevdim ama geri dönme cesaretini kendimde bulamadım. Ya yine aynı şeyler olursa. Yine hata yapıp çok güvenirsem. Sırtımdan bıçaklar mı tekrar beni? Aynı acıları yasatır mıydı? Tüm bunlar içimi kemirirken nasıl bakardım tekrar gözlerine. Baksam bile bu ne kadar gerçek olur. Bunun adı, o nefret ettiğim 5 harften oluşmaz mıydı?




Ben de yapmadım.
Dönmedim geri.


Şimdi iyiyim. Hayatım onsuz da olabiliyormuş. Mutluyum diyorum çoğu zaman. Kahkahalar atabiliyorum. Bir zamanlar çok uzak geliyordu bunlar ama hayatta alışılmayan hiçbir duygu yokmuş işte. Buna da alışıyor insan.Yalnız bu olayın hayatımda açtığı o derin ize değinmeden olmaz. Zaten insanlara karşı mesafeli duran ben, o olaydan sonra arayı daha da açtım. İnsanlara ilk gösterdiğim tarafım soğuk tarafım oldu hep. Soğuk, uzak ve mesafeliydi bu yanım. Aslında bu özelliğimi seviyorum, insanlardan koruyor beni. Kolay kolay kimse yanıma yaklaşamıyor. Hep uzaktan görünüşüme aldanıyorlar, ve iç dünyamı kurcalamadan çekip gidiyorlar.


Son zamanlarda bu hep böyle mi olacak diye düşünüyorum. Kimse yanaşmayacak mı bana? Bir "Merhaba güzel bayan. O soğuk duruşunuzun altında yatan yaralı kız çocuğuyla konuşmaya geldim. Hadi güvenin bana. Uzatın elinizi." demeyecek mi? Yoksa ben mi çok fazla hayal kuruyorum bilmem. Hep güçlü durmaktan sıkıldığımı hissediyorum. Artık insanların yanında onları dinlemek yerine "Kesin sesinizi, birazda ben anlatıcam." diyesim geliyor. Bu blogda  yaramı sarıyor bu konuda. Çünkü gerçek hayatta insanları dinleyen taraf hep ben olurum. "Ee hadi sende ne var ne yok anlat biraz" sorularına "Nolsun ya aynı" cevabıyla yetinirim. Şimdilerde ise beni de dinlenmeye ihtiyacım var. Ve anlatmaya cesaret edebildiğim tek yer burası.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

''Susmak gerçeği anlatmanın en iyi yoludur''
Ama siz yine de bir şeyler söyleyin. :)